“Kalkınma”sı böyle olan AKP’nin…
Bir de “(A)dalet”ine bakalım…
Hem de fazla uzaklara gitmeden derinlere dalmadan…
Güncelliğini yitirmemiş iki olay üzerinden…
Birincisi…
Savcılığın ve güvenlik güçlerinin aylar süren gayretleri ile suçüstü yakalanan Şike/futbol Mafyasının önde gelen isimlerinin özel yetkili mahkeme tarafından tutuklanıp Metris Cezaevi’ne yollanmasından sonra ortaya çıkan akıl almaz, mantık el vermez, vicdana sığmaz, hukuka uymaz bir dizi hadise yaşandı…
Kamuoyunun gözü önünde AKP’li CHP’li ve MHP’li vekiller 9 yıldır bir konuda ilk defa tam anlamıyla bir araraya gelerek; kuyruğu Adalete kaptırmış Şike Mafyasını kurtarmak için…
Cumhurbaşkanı’nın haklı veto gerekçelerini dahi hiç araştırıp inceleme ve tartışma gereği bile duymadan…
Jet hızıyla komisyondan geçirerek ve ardından TBBM’nin teamüllerini de çiğneyerek bütçe görüşmeleri arasına sıkıştırıp AKP’li CHP’li ve MHP’li 280 küsur vekilin oyuyla bir kaç saat içinde, virgülüne dokunmadan “aynen” kabul ettiler…
İnsana “Bu kadar mı mecbursun, bu kadar mı acele” şarkısını hatırlatan bu mecburiyet ve mahkûmiyet durumu da neyin nesidir?
Dokuz yıldır birbirlerini en ağır biçimde haksızlık/hukuksuzluk yapmak, adaletsiz davranmakla suçlayan bu üç partinin bir kısım vekillerini bu kadar alenî/apaçık bir haksızlık etrafında birleştiren sebep/kuvvet/etken nedir?
Soruları herkesin vicdanında yankılanıp duruyor…
Çünkü yapılan şey sadece üç beş kişiyi hapisten kurtarmaya dönük bir hukuksuzluktan öte, doğrudan doğruya yasama erkinin yargı erkine müdahalesi demek…
Bu ise yönetimde “kuvvetler ayrılığı” ilkesini benimsediğini öne süren bir rejimde sadece hukuk değil aynı zamanda temel siyasî bir mesele/zaaf/aykırılık teşkil ediyor…
Şöyle söyleyelim, bu 280 milletvekili silahlanarak Metris cezaevini basıp bu tutukluları kurtarsa idiler…
Bu Sadece hukukî bir mesele olurdu…
Ama 6 ay önce çıkardıkları bir kanunu tam da yargı organı işletmeye başladığı anda değiştirerek o kanunda belirlenmiş yetkili savcılık ve mahkemelerin elinden alırlarsa…
Bu doğrudan doğruya yetki gaspı yaparak Anayasal düzeni tebdil, tarğyir ve ilga, anayasa ile belirlenmiş yargı organını vazifesini yapamaz duruma getirmek anlamına gelir…
Haydi CHP ve MHP’nin hukuk anlayışlarındaki zafiyetin eskiden beri varolageldiğini kabul ederek onları bir kenara koyalım…
Ama…
Daha düne kadar Anayasa Mahkemesi’nin, HSYK’nın, Danıştay’ın, Yargıtay’ın Yargıtay Bassavcısı’nın…
“TBMM hangi kanunu çıkarırsa çıkarsın, ben ona illaki bir laiklik veya Atatürk ilke ve inkılapları ve Cumhuriyetin temel esasları kulpu takar geçersiz kılarım” mantığıyla Yargının yasamanın yetkilerini açıkça gaspetmesi karşısında bunun “hukuk ve adalet olmayıp, hakimler oligarşisi”olduğunu haklı olarak savuna gelmiş AKP’nin; gücü eline geçirince “Ben yargı erki margı erki tanımam, çoğunluğuma dayanarak çıkarırım kanunu çatır çatır uygulatırım” anlayışına geçmesi dünüyle bugünü arasında derin bir çelişkiyi açığa çıkarmıyor mu?
Ha dün HSYK’ya sırtını dayamış yüksek yargının hak hukuk tanımaz hoyratlığı, ha bugün meclis çoğunluğuna dayanmış AKP’nin yargıya pervasızca müdahalesi…
Bu arada her iki durumda da gürültüye giden hukuk, yaralanan adalet duygusu ve kanayan vicdanlar…
Dün ile bugün arasında ne değişti?
***
Bu şike mafyasını kurtarma kepazeliği vicdanları o türlü kanattı ki…
9 yıldır AKP’yi iktidarda tutmak için gece gündüz çalışıp çabalamış; onun bin türlü vicdana, hakka, hukuka adalete uymaz icraatını sırf bu yüzden görmemezlikten gelmiş bir yazar…
Ahmet Altan bile bakın neler söylüyor:
[Bizim iktidar partisinin bu mafya aşkı da nereden çıktı?
Nedir AKP’nin bu mafya düşkünlüğü?
Futbol, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de mafyanın yeni nüfuz alanlarından biri.
Mafyanın iki çok büyük kazancı var futboldan.
Birincisi bahis oyunlarını şikeleyerek oradan yüz milyonlarca dolar vuruyor, bu parayla kendine, hem devlet içinde, hem devlet dışında yandaşlar ediniyor, güçlenip kökleniyor.
İkincisi, zehirli bir duman gibi ağır ağır yayılarak futbol kulüplerinin yönetimlerine tırmanıyor.
(..)
Özellikle Anadolu’daki küçük kulüplere çok rahat girerek, kısa zamanda kulüp başkanlıklarına kadar tırmanıyor.
Elindeki futbol takımları çoğaldıkça, futbol dünyasında kurduğu ağ da genişliyor.
Adım adım ilerleyerek bütün futbolu denetleyecek bir konuma geliyor.
Yedi ay önce çıkan şike yasası bu gelişmeyi durduracak bir yasaydı.
Ağır cezalar caydırıcıydı.
Şimdi AKP yüz seksen derece çark ederek, kendi yaptığının tam tersi bir yasa hazırlayıp fevkalade şaibeli ve kirli bir oyunun baş aktörlüğüne soyunuyor.
Baştan aşağıya kire ve şaibeye bulaşıyor.
Üstelik de Bülent Arınç, Hayati Yazıcı, Şamil Tayyar gibi AKP’liler yüksek sesle partilerini uyardıkları, Cumhurbaşkanı Gül yeni yasayı “veto” ettiği halde yapıyorlar bunu.
Ne Başbakan Erdoğan, ne onun daha üç ay önce söylediklerini bugün unutmuş olan genç Spor Bakanı, ilerde “biz durumu bilmiyorduk” diyebilir; durumu biliyorlar, en yakınları, dostları kendilerini uyarıyor ama onlar mafyayı korumak için canlarını dişlerine takarak dövüşüyorlar.
Üstelik sadece mafyaya “hayat öpücüğü” vermekle kalmıyorlar, futbolu da öldürüyorlar.
(..)
Mehmet Eymür’ün, Memduh Bayraktaroğlu’nun açıklamalarından, Çiller döneminde hükümetin ve devletin “mafyayı” kullanma isteklerinin ne boyutlara ulaşmış olduğunu okuduk.
Devlet, mafyayı kullanacağım derken sonunda mafya devleti kullanmaya başladı.
Öyle bir zaman geldi ki mafya reisleri açıkça başbakanları tehdit etmeye koyuldular.
Mafyaya futbol üzerinden büyük bir para ve prestij aktararak tekrar o günlere mi döneceğiz?
Erdoğan ve AKP, mafyayı ihya etme projelerinin sonuçları hakkında düşünüyorlar mı?
(..)
Erdoğan ve AKP, “futbolda mafya yok” diyorlarsa, diyebiliyorlarsa, çıkıp söylesinler bunu açıkça.
Bunu söyleyemezler, mafyanın futboldaki rolünü onlar benden çok daha iyi biliyor.
O zaman, bu “mafya aşkı” nerden çıktı, bize onu anlatsınlar.] (4)
Bu da olup biten karşısında dehşete düşmüş eski gazeteci (gazeteciyken de militan bir AKP destekçisi olan), yeni AKP’li vekil Şamil Tayyar: “Meclis olarak spordaki Ergenekon’a, İstanbul dukalığına ve spor mafyasına yenik düştük” diyor Cumhurbaşkanı’na yazdığı mektubunda…
[Ak Parti milletvekili Şamil Tayyar bu yasa ile ilgili Cumhurbaşkanı Gül’e tarihe geçecek bir mektup gönderdi. Tayyar mektubunda AK Parti dahil tüm TBMM mensupları için oldukça sert satırlara yere vererek, “Meclis olarak spordaki Ergenekon’a, İstanbul dukalığına ve spor mafyasına yenik düştük. Bir milletvekili olarak tüm Türkiye’den özür diliyorum. “ dedi.
İşte Tayyar’ın Cumhurbaşkanı Gül’e gönderdiği o mektup;
Sayın Cumhurbaşkanım
(..)
Malum, (..)
Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’da değişiklik yapıldı ve son söz olarak makamınıza gönderildi.
Açıkça belirtmeliyim ki, Meclis olarak spordaki Ergenekon’a, İstanbul dukalığına ve spor mafyasına yenik düştük. Bir milletvekili olarak tüm Türkiye’den özür diliyorum.
Yıllarca “maç oynanırken kural değiştirilmez” dedik, ama bu değişiklikle maç bitmeden kuralı değiştirmeye kalktık ve devam etmekte olan Şike Operasyonu’na müdahale ettik.
Hala yanlıştan dönmek için vakit var. Maçta 90 dakika bitti ama uzatmalar oynanıyor. Son dakikada vereceğiniz kararla sonucu değiştirebilirsiniz.
Bir milletvekili değil cumhurun ferdi olarak zatı-ı alinizden hukukun evrensel ilkeleri ve toplumun hassasiyetlerini dikkate alacağınız umuduyla yazıyorum.
Eğer bu kanun yürürlüğe girerse;
1-Şahsa özel ve örtülü af çıkarılmış olur, devam etmekte olan Şike Operasyonu akamete uğrar.
2-Spordaki şike eylemi organize suç kapsamından çıkartıldığı için bundan sonra spor mafyasıyla mücadele artık imkansız hale gelir.
Ayrıca, üzülerek belirtiyorum, kanundaki ceza oranları yeni düzenlemeyle komik seviyeye çekilirken, bu durumu kamufle etmek maksadıyla kamuoyunu aldatıcı bir yola başvuruldu. Cezaların ertelenmesi, paraya çevrilmesi veya hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasının söz konusu olamayacağına dair madde eklendi.
Hukuktan azıcık nasibini almış herkes bilir ki, sanıklar, suçun işlendiği tarihteki ceza hükümlerine göre yargılanırlar. Sanık, eğer ileride lehte düzenleme yapılırsa bundan yararlanır, aleyhteki düzenlemeden etkilenmez. O nedenle, Şike Operasyonu’nda tutuklanan şüpheliler, ceza indiriminden yararlanır ancak erteleme hükümlerinden etkilenmezler. Bu durumda şike şüphelileri, 2 yılın altında ceza alırsa bir gün bile cezaevine girmezler. Maalesef, yeni kanunu hararetle savunan spor lobisinin meclisteki temsilcileri, erteleme hükümlerini bir marifet gibi ballandırarak anlatıp kamuoyunu aldattılar.
Yeni Anayasa gibi en hayati konuda bir araya gelemediğimiz bir dönemde, şikeciler için jet hızıyla böyle bir kanunun çıkarılması kamu vicdanında derin yaralar açmıştır.
En hassas terazi olan vicdanınızın sesine uyacağınız umuduyla sevgi ve saygılarımı sunarım. 26 Kasım 2011.
Şamil TAYYAR
AK Parti Gaziantep Milletvekili] (5)
Vaziyet budur…
Vaziyet o kadar budur ki…
Bu vaziyet karş?s?nda vicdan? kanayan AK Parti Gaziantep Milletvekili ?amil Tayyar bile Cumhurba?kan??n?n vetosuna ra?men komisyondan jet h?z?yla ge?irlip, ayn? g?n b?t?e g?r??mesinin aras?na s?k??t?r?larak aynen benimsenen bu utan? kanununun oylamas?na kat?l?p ısında vicdanı kanayan AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar bile Cumhurbaşkanı’nın vetosuna rağmen komisyondan jet hızıyla geçirlip, aynı gün bütçe görüşmesinin arasına sıkıştırılarak aynen benimsenen bu utanç kanununun oylamasına katılıp “hayır” deme cesaretini gösteremedi…
Demek ki bu iş sadece futbol ve sadece şike işi değilmiş…
Bildiğiniz her türlü numaranın döndüğü Mafya işiymiş…
Peki Mafya ile Başta AKP olmak üzere CHP ve MHP’li genel başkanlar ile oylamada evet oyu kullanan 280 küsur vekilin ne gibi bir işleri varmış ki…
Cezaevinden mafyacı kaçırma tezgâhına mecbur ve mahkûm olmuşlardır?..
Soru da, sorun da cevap da burada…
AKP’nin nasıl bir “(A)dalet” anlayışına sahip olduğunu bu mafya işinden de çıkaramayanlar için…
Bir de Cüppeli Ahmet Hoca’nın “Ben tezgâhım” diye basbas bağıran bir “operasyon”un ardından bildik “medya linçi” eşliğinde, tam da Şike Mafyası’nın kanun değişikliğiyle kurtarılmaya çalışıldığı Metris Cezaevi’ne tıkılışının hikâyesi içinden gösterelim…
Murad SALİH
Dipnotlar:
5- Ahmet Altan, “AKP ve mafya” 08 Aralık 2011, Taraf
6-Kaynak : http://www.internethaber.com/abdullah-gule-sok-mektup-386424h.htm#ixzz1eq83NB15
MilliBirlikRuhu.Blogspot
No comments:
Post a Comment