Wednesday, January 16, 2013

Aslandan al haberi - Can Yucel

Romalılar aslanlara atarlarmış Hıristiyanları. O Hıristiyanlar ki Romalılardan daha dürüst, daha düzgün, daha uygar bir düzene inanmaktan başka suçları yoktu… Romalılar oyalamak için işsiz yığınlarını O zamanın gazetesi Ve Hürriyet’i olan Coliseum stadyomunda Aslanlara atarlarmış sen gibi ben gibi Mehmet Turgut gibi insanları O Mehmet Turgut ki İşsiz olmaktan başka suçu yoktu İşsiz parasız evsiz-barksız Ve aslanın kafesine girdiğini farketmeyecek kadar uykusuz… O Mehmet Turgut ki Libya’ya gitmek için sıra bekleyen bir Kunuri Aslanıydı Adana’nın Girne yolunda bir lunaparkta Buldular parçalanmış vücudunu… Sade Adana’nın Girne yolunda değil Roma’da da böyle Oyalamak için işsiz yığınlarını Ve belki de azalsın diye işsizlerin sayısı O zamanın gazetesi Ve Hürriyet’i olan Coliseum stadyomunda Aslanlara atarlardı sen gibi ben gibi Mehmet Turgut gibi insanları… Ama Ali adındaki O kendi de müebbete mahkum aslan Aslanlar akıllanıyorlar mı nedir Yemedi kardeşim yemedi Kore Gazisi Mehmet Turgut’un göğsündeki Silver Star nişanını!

Tuesday, January 8, 2013

Tayyip Bey Gabon’da kiminle buluşuyor? - Banu Avar

Banu-avar
Tayyip Bey 7 Ocak’ta Batı Afrika ülkesi Gabon’a hareket etti. Devlet başkanı Ali Bongo ile buluştu. Kimdi bu Ali Bongo? Demokrasi havarisi Batı ve kullandığı birilerinin iki yüzlülüğünü göstermesi açısından Bongo’yu tanımak önemli. Bongo, Batı Afrika’nın en şöhretli yolsuzluk ve soygun dosyalarının sahibi. En acımasız ‘diktatörlerden’ biri. Fransız Mason Locası’na bağlı bir ‘büyük üstad’! Aileden ‘diktatör’! Babası da Gabon Devleti başında 41 yıl kalmıştı.. Nedense küresel şebekeler, Gabon’a hiç ‘demokrasi’ getirmeye kalkışmadı.. Gabon’daki diktatörler ‘cici diktatörlerdi, söz dinlemekteydiler, Esad gibi verilen gizli emirleri reddetmemişler, uslu uslu Amerikan sırtlanlarının dediği yolda ilerlemekteydiler. 2009’da devlet başkanlığına hileli bir seçimle ‘getirilen’ Ali Bongo, Sorbonne’da hukuk eğitimi aldı, hayatının önemli bir bölümünde Paris’te haylazlık yaptı. 23 yaşında siyasete girdi. 30 yaşında Gabon dışişleri bakanlığında görevliydi. Sıkıldı ayrıldı. Paris gece hayatını ‘inceledi’, futbola gönül verdi, kadınlarla ilgilendi ve annesi gibi şarkıcı olmaya heves etti. 1996’da 37 yaşında siyasete geri döndü.. Dikkat: Gabon’un Diyanet İşleri Konseyi’nin başkanlığına getirildi! Artık dindar bir maske takması gerekecekti! Küçük bir not: Aslında hristiyandı ve 15 yaşındayken babasıyla beraber din değiştirmiş ‘Müslüman’ olmuştu. Mason bir ‘müslüman’ nasıl oluyorsa öyleydi… 1999’da Savunma Bakanı oluverdi. 2006’da hem Savunma hem Devlet bakanlığına getirildi. 2008’de babasının partisinin başkan yardımcısıydı. 2009’da ‘başkan’ seçilecekti.. Saltanat’a adım atar atmaz ünlü konuşmasını yaptı. ‘Ben 40 yıl bu koltukta oturmayacağım!’ dedi.. Ardından yasayı değiştirdi, ‘sınırsız iktidar süresi’ seçeneğini kanunlaştırdı.. Daha da ileri gitti.. Parlamentoyu lağvetme hakkını da kendisine hediye etti. Eğitim sistemini tümüyle küresel şirketlerin emrine geçirdi.. Sertifika sistemini getirdi.. 2011’de Beyaz Saray’a davet edildi.. Obama ile karşılıklı oturdu espriler havada uçuştu.. Çünkü Sudan’dan sonra Nijerya, Fildişi Sahilleri derken sıra Gabon’daydı. Batı Afrika’da petrol havzaları ile ünlü birkaç ülkeden biriydi Gabon. ‘Arap Baharı’yla Kuzey Afrika ülkelerine ‘demokrasi’ dağıtan Amerika’nın Batı Afrika’nın eli epeyce kanlı diktatörü Bongo’yu Beyaz Saray’a davet etmesi Fransa tarafından sorgulandı… Beyaz Saray’dan şu açıklama yapıldı: “Gabon devlet başkanı Bongo, ülkesinde bizim de desteklediğimiz reformları hayata geçirmek için çırpınıyor. Ayrıca Gabon ABD’nin Milli Güvenliği için had safhada önemli.” Eski bir Fransız sömürgesiydi Gabon. 1960’da bağımsızlığına kavuşmuş, 1967’de ise baba Bongo diktatörlüğünde yeniden esarete girmişti!. Fransız Total şirketi petrolün yarısına el koyuyordu.. Amerika’nın Afrika oyunu hızlanınca oğul Bongo, Fransa’ya ihanet etmiş, Amerika ile yola devam kararı almıştı. Enerji sektöründe Fransız şirketlerinin yerini Amerikan şirketleri alacaktı. Kararını 2012’de Kongo’da yapılan Frankofoni Zirvesi’nde açıkladı. Ruanda’yı örnek alacaktı. Efendiler değişince yeni efendinin dili benimsenirdi. Gabon’da o güne kadar resmi dil olarak kabul edilen Fransızca’nın yerini İngilizce aldı! Bu bir savaş kararıydı.. Fransa ‘ihaneti’ karşılıksız bırakmadı. Bir anda tüm BONGO aile sırları Fransız basınından ilgili rakip ülkelerin medyasına saçıldı.. Bongo ‘Hanedanı’nın Fransa’daki para, mal ve mülkleri Gabon devleti hazinesinden çalınan paralarla elde edilmişti. Yolsuzluk ve yoksulluğun tavan yaptığı, halkın büyük çoğunluğunun açlıkla boğuştuğu, zengin petrol ve doğal gaz yataklarına sahip bir ülkeydi Gabon.. Manganez’de dünya birincisiydi.. Elmas ve çelik madenleri göz kamaştırıcıydı… Tayyip Erdoğan 2011’de ağırladığı Bongo’ya iadei ziyaret gerçekleştiriyor.. 2013’ün ilk yurtdışı gezisini Gabon’a yaptı. ‘Demokrasi’ ‘İnsan hakları’ diye yırtınarak Suriye’nin kan ve ateş çukuru haline gelmesi için az gayret harcamadı.. Bu gece dünyanın en azılı diktatörlerinden birinin sarayında konaklıyor. Herkes kollasın kendini, Amerikan derin devleti, küresel çekişmede kullandığı memurları da harcıyor!

Thursday, January 3, 2013

Sahnede sigara içmek yasak!

Ferhan-sensoy_259663
Sahnede oyuncunun sigara içmesi konusundaki yasaksal salaklık gündemiyle giriyoruz yeni yıla. Daha önce de geldi konu gündeme. Bu konuda çok güzel küfürler geliyor aklıma, ama söylemeye utanıyorum.

Ferhangi Şeyler’de 1734 sigara içtim sahnede, prodüksiyon açısından ciddi bir masraf!

Kimi oyunlarda, izleyiciden, biraz da alaylı olarak, “sen içiyorsan biz de içebilir miyiz.” mahiyetinde laf atmalar oldu.

-Hayır, siz içemezsiniz. Salonda böyle bir yasak var. Ben sahnede bulunuyorum, izleyici değilim. Şu an evimin oturma odasındayım!

Tiyatroda oyuncu, rol icabı sigara içmek zorundaysa, elbette içecektir. Aslında içme vakti yoktur, ateşlemek vakti vardır, konuşurken derin derin nefesler çekemez, burnundan duman üfleyemez. İçer gibi yapar. O sırada oyuncu diaframına nefes depolamak zorundadır. Tiyatro sahnesinin sofita dediğimiz tavanı çok yüksektir. Oyuncunun içmeye vakit bulamadığı sigarasının dumanı tavana ulaşamadan yok olur gider. Tiyatronun giderlerinden biri olan havalandırma aleyisselam yutar o dumanı. Duman salondaki izleyiciyle öpüşemez.

Yasaklasak yasaklasak, daha neyi yasaklasak iktidarın salak bir taarruzu!

Ferhangi Şeyler’i Avrupa’da, Amerika’da, Avustralya’da oynadım. Sigara yakmak için ateşim olmadığı için, izleyiciden çakmak, kibrit rica ettiğim bir bölüm var, izleyiciyle bu yolla ilişki kurduğum doğaçlama bir diyalog.

Neredeyse tuvalette bile sigara içilmeyen Amerika’da, Avustralya’da sigaramı tüttürerek oynadım oyunu. Kural şu; oyunda sigara içilecektir diye oynayacağınız salona bilgi veriyorsunuz, onlar itfaiyeye bildiriyorlar durumu, oyun başlarken sahnenin sağ ve sol girişlerinde iki itfaiye eri oturuyorlar, bir yangın çıkarsa müdahale etmek üzere, salondaki duman sevmez izleyicileri korumak adına değil, içinde bulunduğumuz tiyatro salonunu yangından korumak üzere.

Bir Brüksel turnesinde böyle izin alınması unutulmuş, sahne amiri Jacques’la epey cebelleştik.

-Yakarsan sigarayı, girerim sahneye, müdahale ederim!
dedi Jacques.

-Sigarayı ben yakıcam ve söndürecem, bir yangın çıkarsa girersin sahneye!
dedim.

-Sigarayı yaktığın an girerim sahneye!
diye inatlaştı.

-Tamam. Girersen, ben de sana yanıtı Fransızca veririm.
dedim. Sigara yakma yeri geldi. Sağ kulis girişinde oturan Jacques’e Fransızca seslendim;

-Yakıyorum sigarayı. Zorundayım. İstersen gel dövüşelim. Sen de sittin yıldır kuliste oturuyorsun, böylece sahneye çıkmış olursun!
dedim. İzleyici alkışlayınca Jacques sahneye girmeye cesaret edemedi. Oyun sonunda Jacques’ı sahneye davet ettim, birlikte selam verdik. Jacques ilk kez sahneye çıkıp alkış aldı.

Ben sigarayı yakmasam hiç sahneye çıkmamış olacaktı. Bana bunun için teşekkür etti. Belki hala hayattadır. İyi yıllar Jacques.

 

Ferhan Şensoy

Aydınlık

Wednesday, January 2, 2013

Galatasaray Tv’de Neler Oluyor?

Hvwzv

Burak Yılmaz’a emek hırsızı diyen, şike sürecinde siyasetle birlikte her taşın altından çıkan, Ntvspor’da Galatasaray’a her daim Galatasaray düşmanlığı peşinde koşan Rıdvan Dilmen, Engelsiz aslanlar için atıp tutan Mehmet Arslan,  Adnan Polat’a hakaret eden İbrahim Seten Galatasaray TV platformunda boy göstereceğine göre, Galatasaray TV’den olan beklentilerimiz haliyle artarak devam ediyor;

Hayır, neresinden bakarsanız bakın elimizde kalan bir durum. Galatasaray kulübü neden böyle bir kulüp? Neden taraftarını bu kadar dışlayan bir kulüp anlamak mümkün değil. Çıkmış Bahri Havadır "Eleştirileri anlayamıyorum" diyor. Ya zaten anlamasını bekleyen yok ama daha da ileri gidiyor ve "bu karar başkanla ortak alındı" diyor. Yiyorlar bir nane, bir de yedikten sonra işi iyice kurumsal mecrada aklamaya çalışıyorlar. Tatlı su kurnazı ya hepsi, Galatasaray taraftarı da aptal ya! Bir de ekliyor, "Galatasaray TV bundan sonra demokratik bir ortam olacak. Herkes, her konuyu tartışabilecek" diyor.

 

O zaman soruyoruz;

 

  • Galatasaray’a küfür eden Ercan Saatçi ne zaman Galatasaray TV’de boy gösterecek?
  • Geçen sene Fenerbahçe maçı öncesi Aziz Yıldırım’a Galatasaray kadrosunu veren Ömer Güvenç ne zaman gelecek?
  • Ya Selçuk Yula? Ne de olsa eski futbolcumuz! Arena’da maçlar öncesi eski futbolcularımıza nazaran düzenlenen program da mutlaka onore edilmeli. Bunu düşünüyor musunuz?
  • Ya Lube Ayar! O ne zaman çıkar ekranlarımıza?
  • Papazın çayırı da herhalde planlarınız dahilindedir değil mi?
  • Ya 12 numara?
  • Son olarak Bahri Havadır en bomba programı Fenerbahçe TV’de YER6 programını yapanları davet ederek gerçekleştirmiş olursunuz diye düşünüyoruz. Yanılıyor muyuz?

 Galatasaray kulübünün taraftarı hiçe sayan yönetim ve başkanına söylüyoruz;

 

Tuttuğunuz yol, yol değil. Tez elden bu programın yayınlanmaması için gerekli işlemleri başlatmanızı ve bizleri aydınlatmanızı bekliyoruz.

 

Ve ayda bir bazı "akil" taraftarlarla kahvaltı yaparak, sohbetler gerçekleştirerek farkında bile olmadığınız gündemler hakkında bilgi sahibi olmanızı öneriyoruz.

 

Sakın ama sakın Rıdvan Dilmen’i bu kanala çıkartmayın.

 

Düşmanlarımızı içimize sokmaktan vazgeçin ve olmayacak dualara amin diyerek taraftarı iyicene çileden çıkartmayın.

http://scoutgs.com/haberler/galatasaray-tvde-neler-oluyor.html 

 

Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler izinsiz kullanılamaz. Scoutgs.com sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.