Wednesday, January 16, 2013
Aslandan al haberi - Can Yucel
Tuesday, January 8, 2013
Tayyip Bey Gabon’da kiminle buluşuyor? - Banu Avar
Thursday, January 3, 2013
Sahnede sigara içmek yasak!
Ferhangi Şeyler’de 1734 sigara içtim sahnede, prodüksiyon açısından ciddi bir masraf!
Kimi oyunlarda, izleyiciden, biraz da alaylı olarak, “sen içiyorsan biz de içebilir miyiz.” mahiyetinde laf atmalar oldu.
-Hayır, siz içemezsiniz. Salonda böyle bir yasak var. Ben sahnede bulunuyorum, izleyici değilim. Şu an evimin oturma odasındayım!
Tiyatroda oyuncu, rol icabı sigara içmek zorundaysa, elbette içecektir. Aslında içme vakti yoktur, ateşlemek vakti vardır, konuşurken derin derin nefesler çekemez, burnundan duman üfleyemez. İçer gibi yapar. O sırada oyuncu diaframına nefes depolamak zorundadır. Tiyatro sahnesinin sofita dediğimiz tavanı çok yüksektir. Oyuncunun içmeye vakit bulamadığı sigarasının dumanı tavana ulaşamadan yok olur gider. Tiyatronun giderlerinden biri olan havalandırma aleyisselam yutar o dumanı. Duman salondaki izleyiciyle öpüşemez.
Yasaklasak yasaklasak, daha neyi yasaklasak iktidarın salak bir taarruzu!
Ferhangi Şeyler’i Avrupa’da, Amerika’da, Avustralya’da oynadım. Sigara yakmak için ateşim olmadığı için, izleyiciden çakmak, kibrit rica ettiğim bir bölüm var, izleyiciyle bu yolla ilişki kurduğum doğaçlama bir diyalog.
Neredeyse tuvalette bile sigara içilmeyen Amerika’da, Avustralya’da sigaramı tüttürerek oynadım oyunu. Kural şu; oyunda sigara içilecektir diye oynayacağınız salona bilgi veriyorsunuz, onlar itfaiyeye bildiriyorlar durumu, oyun başlarken sahnenin sağ ve sol girişlerinde iki itfaiye eri oturuyorlar, bir yangın çıkarsa müdahale etmek üzere, salondaki duman sevmez izleyicileri korumak adına değil, içinde bulunduğumuz tiyatro salonunu yangından korumak üzere.
Bir Brüksel turnesinde böyle izin alınması unutulmuş, sahne amiri Jacques’la epey cebelleştik.
-Yakarsan sigarayı, girerim sahneye, müdahale ederim!
dedi Jacques.
-Sigarayı ben yakıcam ve söndürecem, bir yangın çıkarsa girersin sahneye!
dedim.
-Sigarayı yaktığın an girerim sahneye!
diye inatlaştı.
-Tamam. Girersen, ben de sana yanıtı Fransızca veririm.
dedim. Sigara yakma yeri geldi. Sağ kulis girişinde oturan Jacques’e Fransızca seslendim;
-Yakıyorum sigarayı. Zorundayım. İstersen gel dövüşelim. Sen de sittin yıldır kuliste oturuyorsun, böylece sahneye çıkmış olursun!
dedim. İzleyici alkışlayınca Jacques sahneye girmeye cesaret edemedi. Oyun sonunda Jacques’ı sahneye davet ettim, birlikte selam verdik. Jacques ilk kez sahneye çıkıp alkış aldı.
Ben sigarayı yakmasam hiç sahneye çıkmamış olacaktı. Bana bunun için teşekkür etti. Belki hala hayattadır. İyi yıllar Jacques.
Ferhan Şensoy
Aydınlık
Wednesday, January 2, 2013
Galatasaray Tv’de Neler Oluyor?
Burak Yılmaz’a emek hırsızı diyen, şike sürecinde siyasetle birlikte her taşın altından çıkan, Ntvspor’da Galatasaray’a her daim Galatasaray düşmanlığı peşinde koşan Rıdvan Dilmen, Engelsiz aslanlar için atıp tutan Mehmet Arslan, Adnan Polat’a hakaret eden İbrahim Seten Galatasaray TV platformunda boy göstereceğine göre, Galatasaray TV’den olan beklentilerimiz haliyle artarak devam ediyor;
Hayır, neresinden bakarsanız bakın elimizde kalan bir durum. Galatasaray kulübü neden böyle bir kulüp? Neden taraftarını bu kadar dışlayan bir kulüp anlamak mümkün değil. Çıkmış Bahri Havadır "Eleştirileri anlayamıyorum" diyor. Ya zaten anlamasını bekleyen yok ama daha da ileri gidiyor ve "bu karar başkanla ortak alındı" diyor. Yiyorlar bir nane, bir de yedikten sonra işi iyice kurumsal mecrada aklamaya çalışıyorlar. Tatlı su kurnazı ya hepsi, Galatasaray taraftarı da aptal ya! Bir de ekliyor, "Galatasaray TV bundan sonra demokratik bir ortam olacak. Herkes, her konuyu tartışabilecek" diyor.
O zaman soruyoruz;
- Galatasaray’a küfür eden Ercan Saatçi ne zaman Galatasaray TV’de boy gösterecek?
- Geçen sene Fenerbahçe maçı öncesi Aziz Yıldırım’a Galatasaray kadrosunu veren Ömer Güvenç ne zaman gelecek?
- Ya Selçuk Yula? Ne de olsa eski futbolcumuz! Arena’da maçlar öncesi eski futbolcularımıza nazaran düzenlenen program da mutlaka onore edilmeli. Bunu düşünüyor musunuz?
- Ya Lube Ayar! O ne zaman çıkar ekranlarımıza?
- Papazın çayırı da herhalde planlarınız dahilindedir değil mi?
- Ya 12 numara?
- Son olarak Bahri Havadır en bomba programı Fenerbahçe TV’de YER6 programını yapanları davet ederek gerçekleştirmiş olursunuz diye düşünüyoruz. Yanılıyor muyuz?
Galatasaray kulübünün taraftarı hiçe sayan yönetim ve başkanına söylüyoruz;
Tuttuğunuz yol, yol değil. Tez elden bu programın yayınlanmaması için gerekli işlemleri başlatmanızı ve bizleri aydınlatmanızı bekliyoruz.
Ve ayda bir bazı "akil" taraftarlarla kahvaltı yaparak, sohbetler gerçekleştirerek farkında bile olmadığınız gündemler hakkında bilgi sahibi olmanızı öneriyoruz.
Sakın ama sakın Rıdvan Dilmen’i bu kanala çıkartmayın.
Düşmanlarımızı içimize sokmaktan vazgeçin ve olmayacak dualara amin diyerek taraftarı iyicene çileden çıkartmayın.
http://scoutgs.com/haberler/galatasaray-tvde-neler-oluyor.html
Bu sitenin bütün hakları saklıdır. Yayınlanan haber ve makaleler izinsiz kullanılamaz. Scoutgs.com sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
Tuesday, December 25, 2012
Safiye Sultan Nargile Cafe
Erdoğan hangi padişaha özeniyor?
Washington Times gazetesi, Erdoğan’ı, iç ve dış politikadaki icraatlarından yola çıkarak dört Osmanlı padişahına benzettiği bir yazı kaleme aldı. Gazete Erdoğan için “Osmanlı’nın ateşli bir hayranı” nitelemesinde bulunurken, Erdoğan’ın ODTÜ’de estirdiği polis terörüne de değindi.
ABD'de yayımlanan Washington Times gazetesi, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı dört Osmanlı padişahına benzettiği bir yazı kaleme aldı.
Gazete, ABD’nin, on yılı aşkın bir süredir “demokrasi ve ılımlı İslam modeli” olarak Erdoğan liderliğindeki İslamcı AKP’ye destek verdiğini belirtirken, “Arap Baharı” sürecinde Erdoğan’ın, ABD’nin “yumuşak gücünün bir uzantısı” olarak Libya, Mısır ve Tunus’a gittiğini ve buradaki “çiçeği burnunda” yönetimlere “Türk tipi İslamcı demokrasiyi” benimsemeleri çağrısında bulunduğuna dikkat çekti.
Osmanlılar mı dönüyor?
Erdoğan ve danışmanları için “Osmanlı’nın ateşli bir hayranı” nitelemesinde bulunan gazete, Osmanlıcılıkla birleşen dış politika stratejisinin, Erdoğan hükümetinin Osmanlı’nın bölgedeki eski etkisine benzer bir nüfuzu yeniden elde etme girişimi olarak değerlendirdi.
Gazete, padişahlık arayışı içinde olan Erdoğan için “Erdoğan hangi Osmanlı padişahını taklit etmeye çalışıyor?” diye sordu. Gazete Erdoğan’ın "taklit etmeye çalıştığı" padişahları ve nedenlerini şu şekilde sıraladı:
Sultan Bayezid mi?
Bayezid’in 1485 yılında matbaayı yasaklayan bir kararname yayınladığını belirten gazete, Erdoğan’ın iktidarı döneminde de basın özgürlüğüne karşı “bir terör kampanyası” yürütüldüğünü ve Türkiye’nin dünyada en çok gazetecinin hapis yattığı ülke olduğunu söyledi. Gazete, “AKP muhalifleri acımasız bir şekilde bastırdı ve kamusal alanda görüşlerini dile getiren siyasi rakiplerini hapishanelerde çürümeyle tehdit etti” diye yazdı.
Sultan Abdülhamit mi?
Gazetenin Erdoğan’ı benzettiği başka bir padişah ise Abdülhamit oldu. 1880 yılında Abdülhamit’in, Şeyh Ubeydullah’ın çağrılarına olumlu yanıt vererek, Kürtlerin kısmi bir otonom kazandığını ifade eden gazete, Osmanlının mutlak kontrolü sağlamsından sonra bundan vazgeçtiğini ifade etti.
AKP’nin Kürt açılımının da bundan çok farklı olmadığını belirten gazete, “Kürtler Türklerin yüceliğine beklediği gibi yanıt vermeyince Erdoğan da demirden çizme giyen Abdülhamit’in ayak izinden gitti” diye yazdı.
Sultan Mahmud mu?
Mahmud’un 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nı kapattığını ifade eden gazete, Erdoğan hükümetinin Ergenekon ve Balyoz gibi “kitlesel davalarla” içinde yüzlerce üst düzey askerin de olduğu siyasi rakiplerini tasfiye ettiğini yazdı.
Sultan Selim mi?
Orduyu reforme etmeye çalışan 3. Selim’in girişiminin geri teptiğini ve iki ay sonra suikast sonucu öldürüldüğünü belirten gazete, “insan haklarını açıkça hiçe sayan uygulamalar, Erdoğan’ın felaket nedeni olabilir” dedi.
Geçen hafta Erdoğan’ın ODTÜ ziyaretinde yaşattığı polis terörüne de dikkat çeken gazete, “Erdoğan kendisini tehdit altında hissetmiş olacak ki, İslamcı hükümetlere karşı muhalif tavrıyla bilinen ODTÜ’ye 2500 polis, 20 zırhlı ve 105 koruma aracıyla gitti” dedi. Gazete, olayın çok kısa bir sürede sosyal medya üzerinden “Ferman padişahın, üniversiteler bizimdir” sloganıyla tüm dünyaya yayıldığını belirtti.
(soL- Dış Haberler)


